Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası Başkanı (KTAMS) Başkanı Güven Bengihan, Yeni Bakış web TV’de yayınlanan Vizyon programında Meltem Sakin’in sorularını yanıtladı. Bengihan, asgari ücretin belirlenmesiyle ilgili hassas bir zamandan geçilmekte olunduğu söyleyerek, asgari ücret belirlenirken ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durumun, alım gücünün ne kadar gerilediğini, açlık sınırının altında kaldığını herkese duyurabilmeye çalıştıklarını söyledi. Bengihan, Erhan Arıklı’nın ekonomi bakanı ve enerjiden sorumlu bakan olarak “hayatı ucuzlatacağız” dediğini anımsatarak, “görüyoruz ki söyledikleriyle gerçekleşen örtüşmüyor” dedi. “İnsanların her geçen gün siyasete ve siyasetçiye olan inancı kırılıyor” diyen Bengihan, Tözün Tunalı’nın asgari ücretin 6 bin TL olması gerektiğini söylediğini, bunun arkasında durmasını ve ısrarcı olmasını istediğini, ancak bu hafta toplanması gereken komisyonun dahi toplanamadığını belirtti.
“Hayat ucuzlamıyor her geçen gün pahalı oluyor”
Bengihan, ekonomik durumu ve iş verenlerin de yaşadığı sıkıntıların bilinmekte olunduğunu, rasyonel çözümler bulunması gerektiğini ifade ederek, Temmuz ayı itibariyle açlık sınırının 4 bin 193 TL olduğunu ve zamlar sayesinde bu miktarın giderek açıldığını söyledi. Dövizdeki artışın girdi maliyetlerine büyük katkısı olduğunu ifade eden Bengihan, akaryakıtta da çok önemli bir payı olduğunu kaydetti. Bengihan, enerjinin de üretim noktasında büyük payı olduğunu söyleyerek, yapılan zamların iğneden ipliğe her şeyin zamlanmasına neden olduğunu söyledi. Bengihan, “Hayat ucuzlamıyor her geçen gün pahalı oluyor. Yüzde 8,83’lük hayat pahalılığı temmuz maaşında yansıtılmıştır ama ne acıdır ki zamlardan bahsediliyor. Elektrik zammından bahsediliyor şimdi. Ve yapılmazsa büyük zarar edileceği söyleniyor. Asgari ücret belirlenmeden nasıl daha fazla zam yapılma girişimine girilir ki. Bu halk düşmanlığıdır” diye konuştu.
“Sınıfta kaldık”
Güven Bengihan, yaz ayında birçok evde klimaların 24 saat çalıştığını belirterek, “belirli bir kesim de güneşin altında çalışmak durumunda kalıyor. Geçen gün bakanlar kurulu karar aldı ve belirli bir saatte çalışılmasın denildi. Ancak bunun denetimi yapılıyor mu? İşverene caydırıcı ceza verilecek mi? Önemli olan karar almak değildir, önemli olan denetiminin yapılıyor olup olmamasıdır” dedi. Bengihan, sosyal devlet olmak yanında halkın can güvenliği için caydırıcı cezalar verilmesi gerektiğini belirterek, “bu konularda sınıfta kaldık. Bu denetimsizlikler güveni de sarsmıştır” dedi.
“Asgari ücretli değil öngörü, bugünü bile yaşayamıyor”
“Yolda yürürken her alanda özel sektör çalışanları bizi gördüğünde şunu söylüyorlar, biz eridik bittik diyorlar. Bizim keşke elimizden bir şeyler gelse. Örgütlü mücadele olmadığı için özel sektörde biz sorunlarını ifade etmeye çalışıyoruz. Ancak bu hafta bu asgari ücret toplanmadığı için büyük bir moral bozukluğu vardır. Herkes bütçesini bir öngörü yaparak hazırlar. Asgari ücretli değil öngörü, bugünü bile yaşayamıyor. Bugün ne yiyeceğini bilmiyor. Cebinde para kaldıysa karnını doyuruyor. Yiğit kuru soğana muhtaç kalmış denilir, evet bizde de asgari ücretli kuru soğana muhtaç kaldı” şeklinde konuştu.
“Makine mühendisini bankaya müdür yardımcısı yaptılar”
Kalkınma bankasında yaşanan sıkıntıları da değerlendiren Bengihan, şöyle devam etti, “çok uzun yıllardan beridir Kalkınma Bankasında örgütlü bulunan üyelerimiz var, amacımız ilgili kurumun ve orada çalışanların daha iyi hizmet vermesidir. Bizim bu niyetimizi suistimal eden bir başkanla karşı karşıya kaldık. Bizim iyi niyetimizi zaafiyet olarak algılandı. Yönetim kurulu başkanının belli başlı kişileri vekaleten bankanın şube müdürlüğüne getirdiğini gördük ve bu bize göre hakkaniyeti zedeleyen bir davranıştır. Bunun için görüşmede bulunduk ve taslak hazırlayarak terfilerin nasıl olması gerektiğini belirttik. Başkan Tosunoğlu makine mühendisi bir kişinin bankacılıkla ilgisi olmayan bir kişiyi genel müdür olarak vekaleten atadı. Genel müdür atanmasında aranan kriterler vardır. Atanan kişi gerekli kriterlere uygun olsaydı siyaseten zaten atanacaktı, ancak atanamayacağı için Tosunoğlu, bu kişiyi vekaleten atamıştır. Nerede görüldü bu durum ki bankacılıkla ilgili genel müdür yardımcısı makine mühendisi olsun. Bizim kimseyle şahsi olarak bir sorunumuz yok. Sınav tüzüğü geçmeden bunların yapılamayacağını belirttik. Sınav tüzüğünü daha sonra yürürlüğe koyacağını söyledi. Vekaleten atadığı kişilere hiç hoş da davranmadığını gördük. Bununla ilgili basın açıklaması yaptık. Amacımız çalışma barışının sağlanmasıdır.”
“Devlet kara para aklayanları yasallaştırmaya çalışıyor”
Kara para aklanma olayı konusunda da konuşan Bengihan, devletin gelirleri artacak gerekçesiyle yasa gücüne bir kararname çıkartıldığını söyleyerek, bu yapılanla nereden geldiği, ispat edilemeyen bir paranın vergisinin alınmasının birilerinin sömürülerek alınması demek olduğunu anımsatarak, “devlet şimdi bu ülkede kara para aklayanları yasallaştırıyor” dedi. Bengihan, devlet şimdi bu yaptığıyla kendisi bu işi üstleniyor ve adını da vergi almak olarak koyuyor. Hükümetin bu işten yani kara para aklamadan yüzde 2 buçuk vergi alması doğru mu? Yasa dışı olan bir uygulama vergi alınarak yasallaşacak. Nereden geldiği belli olmayan bir paranın üstü örtülmeye çalışıyor” şeklinde konuştu.
“Yurt dışından gelen işçiler siyasilerin hedefi haline geliyor”
Vatandaşlık Yasası ile ilgili mutlaka bir değişikliğe ihtiyaç olduğunu belirten Bengihan, beyaz ülkeye çalışmak için gelen kişilerin siyasi emeller için kullanılmasına izin verilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Bu ülkenin oturma ve çalışma izni ile değil, gelecek olan emekçilerin ihtiyaç analizine göre planlı bir şekilde ülkeye getirilmesi ve bu kişilere beyaz kimlik verilmesi gerektiğini söyledi. Bengihan, “Ancak bu şekilde siyasilerin hedefi haline gelmezler” dedi.
“Güçleri gariban vatandaşa mı geçiyor?”
“Teknecik santralinin filtresi yıllardır zehir saçıyor, ancak bir filtre yıllardır takılmıyor. Maliyeti bilinmesine rağmen gelmiş geçmiş hiçbir iktidar buna çözüm bulmadı” diyen Bengihan, “Bu bir suçtur. Çevre Dairesi bazı dükkanlara gidiyor ve cezai uygulama yapıyor, ancak Teknecik Elektrik Santraline gidip de bunu denetlemiyor. Bu şekilde yaratılan algıyla santrali ötekileştiriyoruz. Ancak sıkıntı Teknecikle sorumlu olan bakanlığın neden bu filtreyi takmadığı sorgulanmalıdır. Buna sessiz kalanların durumu ise manidardır. Çevre koruma dairesi buna izin veriyor, ancak bir mahallede birinin dükkanı varsa ona ceza kesmek olmaz. Güçleri gariban vatandaşa mı geçiyor?” diye sordu.
“Bu nasıl egemenliktir?”
GKK ile ilgili yaşanan gerginliğe de değinen Bengihan, “bu soru esas Ersin Tatar’a sorulmalıdır” dedi. Bengihan, “Tuğgenerallik ile ilgili GKK ‘da bir yükselme olmayacağı ve Kıbrıslı Türklerin de bu alanda yer almayacağı konuşuluyor. Tuğamiral başkanı zaten Türkiye’den geliyor, Tuğgeneral yardımcısıdır ve bu da Kıbrıslı Türk’tü. Böylesi bir dönemde bunun ortaya çıkması doğru değildir. GKK Başbakanlığa bağlı gösterilir ama Kıbrıslı Türk birinin artık Tuğgeneralliğe yükselememesi doğru değildir. Bu nasıl egemenliktir? Sayın Tatar açıklasın. Ancak son günlerde başbakanın da cumhurbaşkanının da tek söylediği şey, ‘teşekkürler sayın Erdoğan’dır. Bizim isyanımız rejime karşıdır” dedi.
Haber: Yeni Bakış
KTAMS Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası