HÜKÜMETİN ÖNCELİĞİ HALKIN SORUNLARI DEĞİL, YANDAŞLARI MÜŞAVİR YAPMAKTIR!

Kamu yönetiminde yaşanan ciddi sorunlar, personel eksiklikleri ve altyapı yetersizlikleri çözüm beklerken, hükümetin önceliğini Üst Kademe Yöneticiliği Yapan Kamu Görevlilerinin Atanması Hakkında Yasa Önerisine vermesi kabul edilemezdir.

Yaklaşık altı ay önce Merkezi Cezaevi Müdürü kadrosu boşalmış olmasına rağmen Merkezi Cezaevi Yasası’nda gereken düzenleme yapılmadığından bu göreve halen atama yapılamamaktadır, ancak bu süre boyunca Şartlı Tahliye Kurulu toplanmaya devam etmektedir. Merkezi Cezaevi Tüzüğü uyarınca şartlı tahliye işlemlerinde cezaevi müdürüne verilen görev ve sorumluluklar dikkate alındığında, ortaya çıkan tablonun hukuki sonuçları ve bu süreçte alınan kararların yasal dayanağı ciddi biçimde sorgulanmalıdır.

Benzer şekilde, Sivil Havacılık Dairesinin yasasında gerekli düzenleme yapılmaması nedeniyle Sivil Havacılık Dairesinin Müdür kadrosu da uzun bir süredir boştur. Ülke güvenliği, kamu düzeni ve kamu hizmetlerinin etkinliği açısından kritik öneme sahip kurumlarda yönetim boşluğu oluşturulması kabul edilemezdir.

Hükümet, dairelerin ihtiyaç duyduğu yasal düzenlemeleri yapmakla ve kamu hizmetlerinde yaşanan sorunları çözmekle ilgilenmezken, söz konusu yandaşlara mevki dağıtmak olduğunda gereken çalışmaları “ivedilik”le gündemine almaktadır.

Bugün birçok kamu kurumunda yaşanan eksiklikler hizmeti aksatmakta ve halkımız kamu hizmetlerine erişimde ciddi sorunlar yaşamaktadır. Hastanelerde, cezaevinde, sivil havacılık dairesi ve diğer kamu kurumlarında çözüm bekleyen onlarca sorun varken hükümetin “ivedi” gündeminin siyasi atamalar olması halkın gerçeklerinden ne kadar koptuğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Tüm bunların yanısıra, kamu yönetimini doğrudan ilgilendiren böylesine önemli bir yasa önerisinin görüşüleceği komite toplantısına yetkili sendikaların davet edilmemesi de kabul edilemezdir.

Sendikamız KTAMS, hükümeti kamu kurumlarında yaşanan eksiklikleri gündemine almaya, dairelerin ihtiyaç duyduğu yasal düzenlemeleri hayata geçirmeye ve bu süreçlerde sendikaların görüşlerini dikkate alan katılımcı bir anlayışla hareket etmeye çağırmaktadır.