Son zamanlarda yaşanan olaylar ülkemizde iç güvenlik sorununun endişe verici boyutlara ulaştığını fakat toplumun huzurunu ve can güvenliğini sağlamakla yükümlü olanların sorumluluklarının farkında dahi olmadıklarını bir kez daha gözler önüne sermiştir.
Sorma gir hanına dönen ülkemizde soygun, darp, uyuşturucu, çeteleşme ve cinayet olaylarına karışanlar devletin hava limanından elini kolunu sallayarak gidebiliyor.
Ülkeyi yönettiğini iddia edenler tüm bu yaşananlar karşısında radikal kararlar alıp icraat yapacaklarına halkla adeta alay ediyorlar. Özellikle Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Sn. Özersay söyledikleri ve yaptıkları ile Kıbrıs Türk siyasi tarihine çok kötü bir örnek olarak geçecektir. Her söylediğinin tam tersini yapan Sn. Özersay partisinin ortak olduğu ve kendisinin de Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olduğu dörtlü koalisyon hükümetinin Türkiye’ye güven vermediğini söyleyebilecek kadar kendini inkar eder duruma düşmüştür.
Seçime girerken verdiği sözleri tutarak halkının güvenini almak yerine Türkiye Hükümetlerinin güvenine ihtiyaç duyan bu zihniyet Kıbrıs Türk toplumuna hiçbir şey veremez. Yolsuzlukların üzerine gideceği, partizanlığa son vereceği, temiz siyaset yapacağı iddiası ile seçime giren Halkın Partisinin hangi projenin ürünü olduğunu Sn. Özersay kendi söyledikleri ile ortaya koymuştur.
Bugün ülkemizin içinde bulunduğu durumla yakından ilgili olan ve Halkın Partisine mensup bir Bakanın sorumluluğunda bulunan Vatandaşlık Yasası ve Muhaceret Yasasının hazırlanıp Meclise getirilmesi, her gün yeni bir vakanın yaşandığı Merkezi Cezaevi’nin yasası, yeni binasının tamamlanması ve Şartlı Tahliye Kurulunun daha demokratik bir oluşumla yasal bir statüye kavuşturulması için adım atıldı da engelleyen mi oldu? Eğer eski hükümet ortakları tüm bunlara engel olduysa şimdi süratle yapılmasını bekliyoruz. Ayrıca sürekli vurgu yaptıkları şeffaflık ilkesi gereği son 15 ay içerisinde İçişleri Bakanı Sn. Ayşegül Baybars’ın Bakanlık yetkisi ile vermiş olduğu vatandaşlık sayısını açıklamasını talep ediyoruz.
Hükümet etmek, sorun çözmek irade ister. Mazeret üretmekle, sorumluluğu başkalarına yüklemekle ülke yönetilemez. Halkın verdiği oylarla yönetime gelenler halkın refahı ve mutluluğu için icraat yaparak kendi halkına güven vermeli. Başka yerlerde güven aramak ülkemiz demokrasisine en büyük hakarettir.
KTAMS Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası