BAŞBAKANLIK ÖNÜNDE ATEŞ YAKILDI: “BU BİR BAŞLANGIÇTIR, EYLEMLER ADIM ADIM BÜYÜTÜLECEK”

Kamuda yetkili beş sendika, “Yolsuzluğa, Yoksulluğa ve Yok Oluşa Hayır” pankartıyla Gönyeli çemberinden, Başbakanlık önüne yürüdü. Bugünkü yürüyüşün başlangıç olduğunu ifade eden sendika yetkilileri, eylemlerin büyüyerek devam edeceğini kaydetti. Sendikalar, 14 Ocak Çarşamba günü de Hamitköy çemberinden Başbakan Yardımcılığı, Turizm Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı’na yürüyecek.

Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS), Kıbrıs Türk Kamu Görevlileri Sendikası (KAMUSEN), Kamu İşçileri Sendikası (KAMU-İŞ), Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) ve Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası’nın (KTOEÖS) Yönetim Kurulu düzeyinde katıldığı yürüyüşte, “Hükümet İstifa” ve “Yolsuzluğa Son” sloganları atıldı.

Alkışlarla Başbakanlık önüne gelen eylemciler, basın açıklaması ardından ateş yaktı.

Atan: “Bu eylem ateşi kat ve kat büyüyerek devam edecek”

KAMUSEN Genel Başkanı Metin Atan, beş yetkili sendikanın yönetim kurulu düzeyinde Gönyeli çemberinden Başbakanlık önüne yürüyüş gerçekleştirdiğini belirterek, eylemlerin artarak devam edeceğini söyledi.

Atan, ülkede yoksulluk, yolsuzluk, rüşvet ve usulsüzlüklerin yaygınlaştığını savunarak, hükümetin “miadını doldurduğunu” ileri sürdü.

Eylem: “Bu bir başlangıçtır, eylemler adım adım büyütülecek”

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Başkanı Selma Eylem ise, bugün gerçekleştirilen eylemin bir başlangıç olduğunu belirterek, eylemlerin adım adım genişletilerek büyütüleceğini söyledi.

“Susmayacağımızı, durmayacağımızı, itaat etmeyeceğimizi bir kez daha ortaya koyuyoruz” diyen Eylem, eylemlerin toplumsal haklar ve toplumsal menfaatler için yapıldığını ifade etti.

Bengihan: “Artık tuz koktu, bu bir ahlaki çürümedir”

KTAMS Başkanı Güven Bengihan da, ülkede yolsuzluk, rüşvet ve usulsüzlüklerin sıradanlaştığını savunarak, “Artık tuzun koktuğu günlerden geçiyoruz.” dedi.

Son yıllarda sahte diplomalar, işe gitmeden maaş alanlar ve bu kişileri koruyan bir anlayışın yaygınlaştığını ileri süren Bengihan, hükümetin kendi partililerini ve yakınlarını kayırdığını iddia etti. Bengihan konuşmasının devamında, “Son dört yılda her şeyin mübah sayıldığı, yolsuzluğun ve rüşvetin normalleştiği bir dönem yaşatıldı. Bu durum kurumlarımıza kadar sirayet etti. Bunun adı ahlaki çürümedir.” ifadelerini kullandı.

Ekonomik sıkıntıların ilerleyen süreçte giderilebileceğini, ancak ahlaki çürümenin gelecek nesilleri de etkileyecek kalıcı bir sorun olduğunu vurgulayan Bengihan, kurumların itibarının zedelendiğini ve kamu yönetimine olan güvenin sarsıldığını savundu.

Başbakan Ünal Üstel’in Meclis’te yaptığı konuşmaya atıfta bulunan Bengihan, buna rağmen görevini sürdürmesini eleştirdi. Bengihan,  hükümetin istifa etmesi gerektiğini söyledi.

Bengihan, “Artık tahammülümüz ve sabrımız kalmadı. Muhalefetle, sivil toplum örgütleriyle ve sendikalarla bir çatı altında bu mücadeleyi büyütmemiz bir görevdir.” diyerek sendikalar, sivil toplum örgütleri ve muhalefet partilerine çağrıda bulundu. Bengihan, mücadeleyi birlikte büyütmenin topluma ve gelecek nesillere karşı bir sorumluluk olduğunu kaydetti.

Eylemlerin önümüzdeki günlerde artarak süreceğini belirten Bengihan, “Hükümet istifa edene kadar sokaklarda ve bakanlıkların önünde eylem ateşini yakmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Maviş: “Bu kavga hepimizin kavgasıdır”

KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş de, yolsuzluk ve rüşvetin ülkenin geleceğinden çalma anlamı taşıdığını ifade ederek, bu yüzden bir arada olduklarını söyledi. Muhalefete ve bu ülke için gaile çeken diğer sendika ve örgütlere çağrı yapan Maviş, “Bu kavga hepimizin kavgasıdır” dedi.

UBP, DP ve YDP’nin yargılanmamak için hükümeti kendine kalkan olarak kullandığını iddia eden Maviş, ülkede, usulsüzlük, yolsuzluk yapan, rüşvet alan kim olursa olsun yargılanması gerektiğini kaydetti.

Serdaroğlu: “Düzen istiyoruz”

Kamu-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu ise, hükümet yetkililerinin koltuklardan kalkmayacağını iddia ederek, koltukları bırakmamak için gerekirse sektörlerin, işletmelerin, halkın batırılacağını öne sürdü.

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın Mart veya Nisan’da erken seçim çağrısı yaparken, Başbakan Ünal Üstel’in erken seçimin gündemlerinde olmadığını söylediğine işaret eden Serdaroğlu, Arıklı’nın buna cevap vermesini istedi. Serdaroğlu, “Hırsız, polisi oynarlar, toplum bunlara doydu artık” dedi.