Devletin en önemli görevlerinden biri olan kamusal sağlık hizmetleri ne yazık ki Sağlık Bakanının yapmış olduğu partizanlık ve adaletsiz uygulamalar nedeniyle gerilemekte, halkımız hak ettiği kaliteli sağlık hizmetini alamazken sağlık çalışanlarının da motivasyonu olumsuz etkilenmektedir.
Kontrolsüz bir şekilde artan nüfus karşısında tüm alanlarda olduğu gibi sağlık alanında hizmet veren çalışan sayısı yetersiz kalmaktadır. Yıllardan beridir gündemde tutup sürekli uyarılarda bulunduğumuz halde Sağlık Kurumlarındaki sistemsizliğin boyutu giderek artmaktadır. Sağlık Bakanının makam hırsını insan hayatının önüne koyan partizanca uygulamaları ortada iken bir bebeğimizin canına mal olan ve altı bebeğin entübe olmasına neden olan talihsiz olayın faturasının tüm hemşirelerimize kesilmesi kabul edilemez. Tüm olumsuzluk ve eksikliklere rağmen görevlerini layıkı ile yapmaya çalışan hemşirelerimize haksızlık olur.
Pandemi döneminde büyük özveri ortaya koyup gecesini gündüzüne katan ve halkımızdan büyük takdir alan hemşirelerimizin tümünü karalayarak esas sorumluları gözden kaçırmakla sağlık sistemini düzeltmek mümkün değildir. Yaşanan acı olayda Hastane İdaresinden, Sağlık Bakanına kadar herkesin sorumluluğu vardır.
Hemşirelerin nakillerini düzenleyen Tüzükteki Nakil Kurulu’ndan sendikaları çıkarıp nakilleri dahi kendi partizan amaçları için kullanan Sağlık Bakanı yine yandaş menfaati gözeterek görevlendirmeler yapmaktadır.
İnsan hayatını önceliğine alan, ihtiyaca göre, liyakata dayalı, partizanlıktan uzak sağlık çalışanı istihdamı ile birlikte denetim mekanizmalarının da çalıştırılacağı bir sağlık sisteminin kurulması elzemdir.
Sadece kendi makamlarını koruma güdüsüyle icraat yapanların halkımıza ne sağlıkta ne de başka alanlarda güvenli ve kaliteli hizmet vermesi mümkün değildir.
Yaşanan acı olayda ihmali bulunanlar yargı önünde hesap verecektir. Sağlık Bakanı da bu vahim olayda sorumluluğu olduğunu kabul edip derhal istifa etmelidir.
KTAMS Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası