Kadına yönelik şiddet, sadece bireysel bir sorun değil, aynı zamanda insan hakları ihlali ve toplumsal bir sorundur ve kadınların güvenli bir yaşam sürme hakkını savunmak, onların özgürlüklerini korumak ve eşitlik ilkesini güçlendirmek her şeyden önce devletin sorumluluğudur.
Güvenli bir sosyal yaşamın oluşturulması için siyasal ve toplumsal dönüşüm gerekmektedir. Bunun için ülkemizde kadına yönelik şiddetin var olduğunu ve şiddete uğrayan kadınlar için güvenli bir alan sağlanmasının elzem olduğunu anlamak ve anlatmak önemlidir. Ülkemizde, kadına yönelik fiziksel, psikolojik, cinsel, sosyal ve ekonomik şiddet artarak devam etmektedir. Bu bağlamda, şiddete uğrayan kadınların güvenliğinin sağlanması için taleplerimiz:
Tüm bunların yanısıra, şiddetin önlenmesi için caydırıcı ceza yasalarının uygulanması elzemdir. Ancak, kadına yönelik şiddetin sadece caydırıcı cezalarla ve yasalarla önlenemeyeceğinin de farkına varılması gerekir. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi, öncelikle kadının insan haklarının ve konumunun toplumun her alanında güçlendirilmesi ve eşitliğe dair toplumsal bilinç oluşturulmasıyla mümkündür. Bunun için, karar mekanizmalarında, yargıda, eğitimde, sağlıkta, iş yaşamında ve ev içinde toplumsal cinsiyet eşitliği düzeyinin artırılması için çalışmalar yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda devlet, öncelikle eğitim politikalarını gözden geçirerek, eşitlik, özgürlük ve insan hakları gibi değerlerin öğretildiği bir müfredat oluşturmalıdır.
Bizler KTAMS Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bürosu olarak, cinsiyet, cinsel yönelim, yaş, dil, din ve ırk ayrımı gözetmeksizin şiddetin her türlüsüne ve insan hakları ihlallerine karşı olduğumuzu, ve bu konuda gerekli tüm adımların atılması için mücadele etmeye devam edeceğimizi vurgularız.
(Fiziksel, cinsel, ekonomik ve/veya ev içi şiddete karşı; ALO 183, ALO 155 ihbar hatları, ayrıca LTB Kadın Sığınma Evi iletişim numaraları 0542 876 3030 veya 0533 855 303 aranabilir).
KTAMS Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası