6 SENDİKADAN 8 NİSAN’DA GENEL GREV

Pandemi sürecine bağlı olarak yaşanan  ekonomik krizin etkisi ülkemizde çalışanlar, dar ve sabit gelirli kesimler açısından dayanılmayacak noktaya gelmiştir. Bunun en önemli nedeni   yönetenlerin kamu kaynaklarını adil dağıtmamasıdır.

Türk Lirasının döviz karşısında adeta erimesi ile halkın alım gücünde büyük bir gerileme yaşanırken hükümet edenler alım gücünü koruyucu tedbirler almak yerine çalışanların kazanılmış haklarını dahi ellerinden almak yoluna gitmiştir. Kamu çalışanlarının ve emeklilerin alım gücünün  enflasyon karşısında korunması açısından en önemli sigortası olan Hayat Pahalılığı ödeneği sanki ek bir maaş artışıymış gibi sürekli gündeme getirilip gasp edilmektedir. UBP’nin hükümette olduğu dönemlerde  çalışanların haklarına ayni saldırıların sürekli yapıldığını  görüyoruz. 2011 yılında yine %14.72’lik hayat pahalılığı kesintisi yapılmış, 2020 yılının Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ayılarında meydana gelen %2.05’lik ödenmemiştir. 2020 yılının ikinci yarısı meydana gelen  %10.65’lik hayat pahalılığı  ödemesi ertelenerek patronların mükellefiyeti olan sosyal sigorta primlerinin ödenmesi için kaynak olarak kullanılmıştır. Bu prim ödemelerinde hiçbir kriter gözetilmeksizin, hatta devletten daha zengin olan patronların   dahi mükellefiyetleri karşılanırken devletin 1500 TL’ye kadar olan destek ödemelerine başvuran 58,000 emekçiden on bin kişi elenerek bu ödemeden mahrum bırakılmıştır.

Ülkemizde ekonomik bir kriz yaşanıyorsa öncelikle zenginlerden fedakarlık beklenmelidir. Zenginlerden servet vergisi alınması gündeme  dahi alınmazken,  hükümet edenlerin lüks harcamalarından hiçbir tasarruf yapılmazken, çalışanların elindeki son lokmaya göz dikilmiştir.

Kamu çalışanlarının maaşlarına 2021 yılının ilk üç ayında yansıtılmayan %10.65’lik hayat pahalığı ödeneği yansıtılmış gibi maaşlarından gelir vergisi ve sosyal güvenlik kesintisi yapılırken diğer yandan işverenlere peşin vergi ödemesinde indirim yapılmıştır. Bu çok büyük bir haksızlık ve adaletsizliktir.

Hükümet dün akşam kamu çalışanı ve emeklilerin Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında gerçekleşecek olan hayat pahalılığı ödeneğini geri ödenmemek üzere durdurma kararı almıştır. Bu karar kamu çalışanları yanında maaşları zaten düşük olan 42.000 sigorta emeklisine,  on binlerce devlet emeklisine ve asgari ücretlilere büyük bir mağduriyet yaşatacaktır.

Anayasa Mahkemesinin 2019 yılında meclisin açık olduğu bir dönemde hayat pahalılığı ödeneğinin yasa gücünde kararname ile durdurulması konusunda iptal kararı olmasına rağmen Hükümetin yine ayni şekilde yasa gücünde kararname çıkararak hayat pahalılığı ödeneğini durdurması hukuk tanımazlıktır.

Hükümetin hukuksuz ve adaletsiz kararlarına karşı sendikalarımız 8 Nisan Perşembe günü ülke çapında genel grev uygulayarak  Meclis önüne yürüyecek, ayrıca 8 Nisan tarihi öncesi ve sonrasında şok eylem ve grevlerle çok sert tepki koyacaktır. Ayrıca en kısa sürede bu kararın iptali için hukuksal mücadele başlatılacaktır.

KTAMS, KAMUSEN, KAMU-İŞ, GÜÇ-SEN, HEMŞİRELER VE EBELER SENDİKASI, VERGİ-SEN