SENDİKAL PLATFORM HÜKÜMETİ İSTİFAYA ÇAĞIRDI

Sendikal Platform, Hükümeti, “korona virüs salgını nedeniyle ortaya çıkan ekonomik krizin bedelini emekçiye ödetmeye çalışması ve elini taşın altına koymaması” gerekçesiyle istifaya çağırdı.

Sendikal Platform, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde eylem ve basın açıklaması yaptı, bakanlığa üzerinde “1500” yazan siyah çelenk bıraktı.

Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Başkanı Güven Bengihan tarafından okunan basın açıklamasında, ekonomik krizden dolayı tüm ülkelerde çalışanların alım gücünü artırmaya yönelik tedbirler alındığını, KKTC’de ise ilk icraat olarak çalışanların ve emeklilerin maaşlarından kesinti yapılarak ekonominin daha da daralmasına neden olunduğu ifade edildi.

Krizin en çok etkilediği kesiminin özel sektör çalışanları ve küçük esnaf olduğunu kaydedilen açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

Dünyayı etkileyen Kovid-19 salgını hem sağlık açısından hem de ekonomik açıdan büyük bir krize neden olmuştur.

Yaşanan ekonomik krizin boyutu her ülkede ayni olmasa da bu kriz en çok , emeği ile geçinen kesimleri,  dar ve sabit gelirlileri etkilemiştir. Salgının yayılmasını önlemek için işletmelerin kapatılması, ekonomik faaliyetlerin durması sonucunda birçok çalışanın gelirlerinde dramatik düşüşler olmuştur. Bu durum karşısında tüm ülkelerde çalışanların alım gücünü artırıcı tedbirler alınırken, bizim hükümetimiz ilk icraat olarak çalışanların ve emeklilerin maaşlarından kesinti yaparak ekonominin daha da daralmasına yol açmıştır.

Bu dönemde yaşanan döviz krizi ülkemizde ekonomik krizin katmerlisinin yaşanmasına neden olmuş, çalışanların, küçük esnafın, dar ve sabit gelirlilerin alım gücü neredeyse sıfırlanmış, bu kesimler hayati ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz duruma gelmiştir

Krizin en çok etkilediği özel sektör çalışanları ve küçük esnaf ile ilgili hükümetin bu süreçte almış olduğu kararlar ve uygulamalar hem gayrı yasal, hem adaletsiz hem de ekonomik akıldan yoksun kararlardır. Her ay maaşlarından %3 oranında “işsizlik primi” yatıran sigortalı çalışanların işsizlik ödeneği 2,674 TL’den 1500 TL’ye düşürülerek işçiler açlığa mahkum edilmiştir. Kapalı olan işletmelerde çalışanlara üç ayda sadece bir kez ödenen 1500 TL gibi komik bir rakama eşitleme bahanesiyle işçilerin yasal hakkı olan işsizlik ödeneğinin kuşa çevrilmesi de emekçi düşmanlığıdır.

Güney Kıbrıs’ta çalışan işçilerin bir kısmı Güneyden işsizlik ödeneği alırken sigortasız çalışanlara bizim hükümetimiz hiçbir katkı yapmamış, onları tamamen sahipsiz ve  aç bırakmıştır. İşlerine gitmek istediklerinde ise “Gidin ama geri gelmeyin” demiştir. “Halkın sağlığı için” diyerek  işçilerin işlerine gitmesine izin vermeyenler diğer yandan  ne amaçla geldikleri  hala belli olmayan dokuz kişinin özel uçakla gelip ve hiçbir test yapılmadan elini kolunu sallayarak ülkemize girmesine özel izin vermişlerdir.

İstihdamın devamlılığını sağlama gerekçesinin  arkasına saklanarak hükümetin yayınlamış olduğu “Kısmi Mesai Kararmanesi” ile çalışanların hem gelirleri hem de emeklilik menfaatleri geriye götürülerek gizli işsizler ordusu yaratılmıştır. Bu kararnamenin tamamen işverenleri koruma maksadı ile çıkarıldığı aşikardır.

Tüm dünyada küçük işletmelerin ve çalışanların  destek paketleri ile ayakta kalmaları sağlanırken  bizim hükümetimiz zaten zorda olan küçük işletmelere sadece borçlanma seçeneği sunarak iflaslarını hızlandırmıştır. Kriz dönemini fırsata çeviren ve bu dönemde kârlarını kat kat artıranlar, batacak olan küçük işletmeleri ele geçirmek için hazırda beklemektedirler.

UBP-HP Hükümeti bu süreçte krizin bedelini sadece çalışanlara, dar ve sabit gelirlilere ödeterek onları açlığa mahkum ederken büyük sermaye sahibi zenginlerden hiçbir fedakarlık talep etmemiş, devlete ödemeleri gereken vergileri dahi almamıştır. Kısacası bu hükümet sermayenin temsilcisi olduğunu bir kez daha tescillemiştir.

Üç aylık şüreçte ikinci dalga olasılığına karşı sağlık altyapısını güçlendirme adına elle tutulur hiçbir icraat ortaya konmamış,   pandemi  hastanesi yapılması  ile ilgili somut hiçbir adım atılmamış, popülist açıklamalarla gerçekler gizlenmiştir. Halkın sağlığını hiçe sayan, Bilim Kurulunun görüşünü gizleyerek, kurul görüşünün tersi  karar açıklayarak halka yalan söyleyen UBP-HP Hükümetine halkın artık güveni kalmamıştır.  Halkın  güven duymadığı bu hükümetin o koltuklarda oturma hakkı olamaz bu nedenle UBP-HP Hükümetini derhal istifaya çağırıyoruz.

BIÇAKLI: “BÜTÜN FATURA ÇALIŞANLARA”

Eylemde konuşan Kıbrıs Türk İşçi Sendikaları Federasyonu (Türk-Sen) Genel Başkanı Arslan Bıçaklı, “Tüm dünyada olduğu gibi bizim ülkemizde da Kovid 19 salgınını iyi kullanan, bahane eden hükümet,  bütün faturayı çalışanlara ödetti” dedi.

Bıçaklı, hükümetin oluşan ekonomik krize karşı bazı icraatlarını eleştiren Bıçaklı, kapatılan işyerlerinde çalışanlara ödenmesi kararlaştırılan 1500 TL’nin devlet kasasından çıkmadığını, işçi fonundan alınıp ödendiğini; bu süreçte İhtiyat Sandığı’ndan yapılan ödemelerin de devlet kasasından olmadığını; çalışıp sigorta ödeyenlerin yasal hakkı olan aylık 2 bin 750 TL ödeneğin, 1500 TL’ye düşürüldüğünü kaydetti.

Türk-Sen Genel Başkanı Arslan Bıçaklı, işten çıkartmanın yasaklanmasına rağmen bazı işletmelerde işten çıkartmalar olduğunu buna karşı Hükümetin müdahalede bulunmadığını; işletmelerden, çalışanlarının Ocak ve Şubat ayı sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı primlerinin alınmadığını ve ödemeler için Haziran sonuna kadar cezasız ödeme imkanı tanındığını; belediyelere yüzde 25 kesinti yapılarak zorda olan belediyelerin bir o kadar daha zora sokulduğunu savundu.

Bıçaklı, “Eğer bir ülkede fedakârlık yapılacaksa herkes fedakârlık yapacak. Sermaye ne fedakârlık yaptı şimdiye kadar? Sermayeden vergi ve kira borçlarını alamadınız, döndünüz faturayı çalışana ödettiniz” diye konuştu.

“ÖZEL SEKTÖR ÇALIŞANI SENDİKALI OLMALI”

Özel sektör çalışanlarının sendikal hakları konusunda da Bıçaklı, “Özel sektörde çalışanların da sendikalı olabilmesi için yasal düzenleme yapılmalıdır” dedi.

Bıçaklı salgın sürecinde Hükümetin sermaye temsilcileri ile pek çok toplantı yaptığını ancak sendika temsilcileri ile hiçbir toplantı yapmadığını da belirterek bunu eleştirdi.

TAK