SENDİKAL PLATFORM BAŞBAKANLIK ÖNÜNDE EYLEM YAPTI

Sendikal Platform, hayat pahalılığını düşük göstermek için rakamlarla oynadığı ve halkın parasını israf ettiği gerekçesiyle Başbakanlık önünde eylem düzenledi.

Sendikal Platformu oluşturan sendikalardan temsilcilerin, Başbakanlık önünde pankart ve fotoğraf çerçevesi kullanarak düzenlediği eylemde, hükümetin, maliyeti 100 TL olan fotoğraf ve çerçeve için 400 TL ödediği iddia edildi.

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Şener Elcil, platform adına yaptığı açıklamada, hükümetin 2020 yılını tasarruf yılı olarak açıkladığını ancak icraatlarda israf görebildiklerini söyledi.

Bakanlar Kurulu’nun bakanlık, daire ve kurumlara asılmak üzere Başbakan Ersin Tatar’ın portre resimleri için tanesi 400 TL’den 200 bin TL’lik harcama kararı aldığına işaret eden Elcil, kendi araştırmalarında, aynı ebatlarda en kaliteli çerçevenin maliyetinin 100 TL olduğu sonucuna vardıklarını belirtti.

Elcil, “500 tane yaptırsak, bu çerçevelerin maliyeti 40 veya 50 TL’ye gelecek. Buradan soruyoruz, en kaliteli şekliyle bir çerçeve 100 TL iken nasıl olur da aynı kalitedeki bir çerçeveyi 400 TL’ye yaptırıyorlar. Bu da halktan toplanan vergilerin nasıl israf edildiğine yönelik en güzel örnektir” dedi.

“HER GEÇEN GÜN BAĞIMLILIK ARTIYOR”

KTAMS Başkanı Güven Bengihan tarafından okunan ortak basın açıklamasının tam metni şöyle:

Sendikal Platform çatısı altında birleşen sendikalarımızın  temel hedefi Kıbrıs Türk toplumunun insanca bir yaşam seviyesine ulaşması, kendi ayakları üzerinde durması,  kendi kendini yönetebilmesi  ve  siyasi eşitliğe dayalı federal bir ülke yaratılmasıdır.

Bugün içinde bulunduğumuz durumu değerlendirdiğimizde ne yazık ki Kıbrıslı Türklerin her geçen gün Türkiye Hükümetlerine bağımlılığının artmasına  ve kendi iradesi dışında dayatmalara maruz kalmasına hizmet eden bir statükonun varlığını sürdürdüğünü görmekteyiz.

Türkiye hükümetlerinden en iyi para koparanın kendileri olduğu iddiası ile kurulan  UBP-HP Hükümeti, Kıbrıs Türk toplumunun kültürel, sosyal ve ekonomik yönden tamamen yok oluşuna zemin hazırlayan  anlaşmalara imza atarak  Kıbrıslı Türklerin elinde kalan son varlıkları da satılığa  çıkarmıştır.

Yıllardır uyguladıkları muhaceret ve yurttaşlık politikalarının bir sonucu olarak ülkeye giriş ve çıkışların kontrolsüz olması, Kıbrıs Türk varlığının  günden güne erimesine, Kıbrıslı Türklerin kendi ülkesinde azınlık durumuna düşmesine  yol açmıştır. Kendi statükolarını sürdürmek için seçimlerimize dıştan  müdahale edilmesine zemin hazırlayarak bundan avantaj sağlamaya çalışmaktadırlar.  

Çalışanların kazanılmış haklarını ortadan kaldırmaya yönelik icraatları, sendikalarımızın direnişi ve hukuki mücadelesi ile engellenince çeşitli ayak oyunları ile bu amaçlarını gerçekleştirme yolunu seçmişlerdir. Sterlinin 8 TL’ye dayandığı günümüzde ülke tarihimizde ilk defa Ekim ve Kasım aylarında iki ay arka arkaya enflasyonun eksi çıktığını, Kasım 2018-Kasım 2019 tarihleri arasında bir yıllık Gıda ve Alkolsüz İçecek ürünlerinde sadece %4.07 artış olduğunu, et fiyatlarının bir önceki aya göre %1.33, taze fasulye fiyatının %38.92 ucuzladığını iddia eden UBP-HP hükümeti görülmektedir ki rakamlar ile oynayarak  ve HP’yi düşük göstermek için bilinçli bir şekilde sabit telefon ücretlerinde indirim yaparak  çalışanların ve emeklilerin maaşlardan Anayasaya aykırı yaptığı %2’lik kesintiyi geriyi almaya çalışmaktadır.

Ekonominin alarm verdiği ve 2020 Bütçesi ile de  ekonomik küçülmenin öngörüldüğü ülkemizde, UBP-HP Hükümeti adeta halk ile dalga geçercesine Başbakan Sn. Ersin Tatar’ın devlet dairelerine asılmak üzere portre resimleri için tanesi 400 TL’den 200 Bin TL harcama kararı almıştır.

Çerçeveletilmiş resimlerini dairelere asmak üzere yüzbinlerce Türk Lirası harcayan UBP-HP hükümeti konu bu ülkenin gerçek emekçilerin gündemi olan Ocak ayında yürürlükte olacak Asgari Ücretin belirlenmesine gelince hala daha Asgari Ücret Saptama Komisyonunu toplamamış ve emeği ile geçinen binlerce insanı mağdur etmiştir.

Dayatma paketlerin ülkemizi hem ekonomik hem de sosyal yönden çöküşe sürüklediği ortadadır. Fakat ne yazık ki bugün ülkemizi yönetenlerin siyasi anlayışının odağında  Kıbrıs Türk toplumunun çıkarları  yoktur.

Bizler Sendikal Platform üyesi sendikalar olarak Kıbrıslı Türklerin bu adada ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda varlığını sürdürmesi, kendi ülkesinin efendisi olması, bölge ve dünya barışına katkı sağlayacak  Federal bir Kıbrısın eşit ortağı olması  için tüm gücümüzle mücadele edeceğimizi vurgularız.