KADINA YÖNELİK ŞİDDETE SON!

Günümüzde hem dünyada hem de ülkemizde şiddet  ve özellikle kadına yönelik şiddet en çok yaşanan sosyal sorunlardan biridir. Fiziki, psikolojik, ekonomik, cinsel ihmal gibi geçmişten günümüze farklı düzeylerde ve şekillerde görülse de her zaman var olmuştur.

Gerek kamusal alanda gerekse özel yaşamda meydana gelen kadına yönelik şiddet, kadınların yaşam, eğitim, gelişim toplumsal ve ekonomik yaşama katılım gibi temel insan hakları ve özgürlüklerini ihlal eden önemli bir toplumsal sorundur. Ülkemizde son yıllarda her türlü şiddetin hızla yayılıyor olmasının en önemli nedenlerinden biri uygulanan nüfus politikalarıdır. Hızla değişen nüfus yapısına paralel olarak artan şiddet karşısında devlet şiddet mağduru kadınları korumada yetersiz kalmaktadır. Uzun yıllar üzerinde çalışıp yasası hazırlanan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi halen tam teşekküllü işlevsel hale getirilememiştir. Bunun işlevsel hale gelmesi ile Toplumsal Cinsiyet temelli ayrımcılığı ve kadına yönelik şiddeti önlemek adına çok önemli bir adım atılacaktır.

Kadına karşı şiddete müdahale şubesi şu an şiddet mağduru başvuruları inceleyip gerekli müdahaleleri yapmaktadır. Şube kurulmadan önce KKTC genelinde 2017 yılında 305, 25 Kasım 2018’e kadar ise 269 şiddet başvurusu vardı. Şube kurulduktan bugüne kadar başvuru sayısı 883 oldu. 2019 yılında yapılan 780 şiddet mağduru başvurular incelendiğinde 481’inin Lefkoşa’dan, 111’inin Mağusa’dan, 115’inin Girne’den, 44’ünün Güzelyurt’tan ve 29’unun da İskele’den olduğu görülmekle birlikte son 9 yılda toplamda 21 kadın cinayete kurban gitmiştir.

KTAMS Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bürosu olarak, Toplumsal Cinsiyet normlarından kaynaklı olarak toplumların söz konusu fiziksel, cinsel, psikolojik olaylarını görmezden gelip üzerini örtmeleri gerektiğini ve bu konuda devletimizin gerek kadın sığınma evlerini ve gerekse gerekli olan bilinçlendirme çalışmalarını sivil toplum örgütleriyle birlikte işbirliği içinde artırılmasını şiddet uygulayanın ve uygulananın da psikolojik destek alması için Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesinin bir an önce tam teşekküllü olarak hizmete geçmesini talep ediyoruz.

 

KIBRIS TÜRK AMME MEMURLARI SENDİKASI

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Algı Araştırması

Basın Özeti

Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikasının (KTAMS) Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Sekreterliği, Eylül 2019 tarihinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Algısı araştırması yapmıştır. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Algısı çalışması KKTC’de kamu çalışanlarının sosyo-demografik özellikler açısından toplumsal cinsiyet algı düzeylerinde farklılık olup olmadığının incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikasının örgütlenme alanı içerisinde yer alan kamu kurumlarında çalışan bireyler oluşturmuştur.

Araştırmaya 137 kadın ve 73 erkek olmak üzere toplam 210 gönüllü KTAMS üyesi katılmıştır. Demografik bilgileri içeren ve toplumsal cinsiyet algısı ölçeğini (Altınova & Duran, 2013) izin alınarak, KTAMS tarafından hazırlanan soru kağıdını, % 67.1’i evli ve % 31.9’u bekar ve ortalama yaş 39 (ranj 23-59) olan katılımcı doldurmuştur.

Araştırmaya katılan KTAMS üyelerinin cinsiyete göre eğitim durumu dağılımı aşağıdaki tabloda verilmiştir. Cinsiyete göre yükseköğrenim düzeyi kıyaslandığında kadınların (%46.8) erkeklere kıyasla (%22) sayılarının daha yüksek olduğu bulunmuştur.

Tablo. Cinsiyete göre öğrenim düzeyi

Erkek Kadın Toplam
Sayı % Sayı % Sayı %
İlkokul 1 0.5 3 1.4 4 1.9
Ortaokul 3 1.4 2 1.0 5 2.4
Lise 22 10.5 34 16.3 56 26.8
Lisans 31 14.8 63 30.1 94 45.0
Lisansüstü 15 7.2 35 16.7 50 23.9
Toplam 72 34.4 137 65.6 209 100

 

Toplumsal cinsiyet algısı açısından kadın ve erkekler kıyaslandığı zaman, kadınların (ort. 4.23, S .43) erkeklere kıyasla  (ort. 3.81, S .58) anlamlı bir düzeyde daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir (t(209)=5.95, p<.001). İstatistiksel düzeyde anlam gösteren diğer bir veri ise bekar ve evli olan katılımcı kıyaslaması olmuştur. Bekarların (ort. 4.20, S .55) evlilere (ort. 4.04, S .51) kıyasla anlamlı bir düzeyde toplumsal cinsiyet algılarının daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir (t(209)=2.12, p<.03). Aynı şekilde, 40 yaş altı ve 41 yaş üstü olarak kıyaslama yapıldığında, birinci yaş grubunun (ort. 4.17, S .51) ikinci yaş grubuna göre (ort. 4.02, S .53) anlamlı düzeyde toplumsal cinsiyet algılarının daha yüksek olduğu bulunmuştur (t(209)=2.05, p<.04). Daha önce toplumsal cinsiyet eğitimi alan katılımcılar  (ort. 4.35, S .41) eğitim almayanlara kıyasla (ort. 4.05, S .53) toplumsal cinsiyet algısı açısından daha bilgi sahibi olduklarını rapor etmişlerdir (t(209)=2.58, p<.01).

Sosyodemografik açıdan kıyaslandığında KKTC’deki kamu çalışanlarının Toplumsal Cinsiyet Eşitliği algısının kadınlarda erkeklere oranla, bekarlarda evlilere oranla ve 40 yaş altı memurlarda 40 yaş üstü memurlara oranla daha yüksek olduğu saptanmıştır.

Araştırmaya katılan 210 memurun cinsiyete göre eğitim düzeyleri incelendiğinde yüksek öğrenim seviyesinin erkeklerde kadınlara göre daha düşük olduğu görülmüştür.

KTAMS tarafından ilk kez yapılan bu çalışmanın ileriki yıllarda tekrarlanması planlanmıştır.